-
BIST 100
16159,06%-0,58
-
DOLAR
44,31% 0,24
-
EURO
50,91% 0,22
-
GRAM ALTIN
6926,64% 1,14
-
Ç. ALTIN
11465,56% 0,00
Ev Hanımlarına SGK Verilmeli mi?
ERCAN KUTLU - Türkiye’de düşen doğurganlık oranları sonrası aile politikaları yeniden tartışılıyor. Ev hanımlarına SGK ve gelir desteği verilmesi talebi kamuoyunda gündem oldu.
Aile Politikalarında Adalet Arayışı
Türkiye’de son yıllarda en çok konuşulan başlıklardan biri doğurganlık oranlarının düşmesi. Resmî veriler de gösteriyor ki nüfus artış hızı yavaşlıyor, genç nüfus azalıyor, toplum hızla yaşlanıyor. Bu tablo karşısında devlet farklı teşvik mekanizmaları devreye alıyor. Ancak kamuoyunda giderek yükselen bir soru var:
Çocuk doğuran ve büyüten ev hanımlarının emeği neden sosyal güvenceyle desteklenmiyor?
Bu soru artık sadece bir serzeniş değil; sosyal politika tartışmasının merkezine yerleşmiş durumda.
Görünmeyen Emek Meselesi
Ev içi emek, ekonomik sistemde görünmeyen ama toplumsal yapının temelini oluşturan bir güçtür.
Bir çocuk dünyaya geldiğinde sadece doğmaz;
Beslenir
Eğitilir
Değerlerle büyütülür
Topluma hazırlanır
Bu süreç, büyük oranda annenin emeğiyle yürür. Özellikle çalışmayan, hayatını çocuklarına ve evine adayan anneler için bu emek tam zamanlı bir mesai niteliğindedir. Fakat bu mesai, SGK primine dönüşmez; emeklilik hakkı doğurmaz; gelir güvencesi oluşturmaz.
İşte tartışmanın düğüm noktası burada.
Teşvik Kime, Hangi Modelle?
Mevcut uygulamalarda doğum teşvikleri, kreş destekleri ve çeşitli yardımlar çoğunlukla çalışan kadınları merkeze alıyor. Bu destekler elbette kıymetlidir. Kadın istihdamı güçlü bir ekonominin vazgeçilmezidir.
Ancak toplumda yükselen görüş şu:
“Çocuk doğurup büyüten ev hanımı da sosyal güvenceye kavuşmalı.”
Özellikle üç çocuk sahibi ev hanımlarına SGK primi ödenmesi ya da asgari ücret düzeyinde bir destek verilmesi yönündeki öneriler kamuoyunda daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Bu talep, yalnızca ekonomik değil; adalet temelli bir yaklaşım olarak sunuluyor.
Sosyal Devlet Perspektifi
Sosyal devlet, sadece çalışanı değil; toplumun her kesimini güvence altına almayı hedefler.
Ev hanımlarının sosyal güvenceye kavuşması fikri şu açılardan değerlendiriliyor:
Aile kurumunun güçlendirilmesi
Doğurganlık oranlarının desteklenmesi
Kadınların ileride yoksulluk riskiyle karşılaşmaması
Ev içi emeğin ekonomik değerinin kabul edilmesi
Ancak bu modelin mali boyutu da göz ardı edilemez. Milyonlarca ev hanımına asgari ücret ve prim desteği verilmesi ciddi bir bütçe planlaması gerektirir. Bu nedenle konu sadece duygu değil; sürdürülebilirlik meselesidir.
Karşı Görüş Ne Diyor?
Eleştirel yaklaşım ise şu soruları gündeme getiriyor:
Bu uygulama kadın istihdamını azaltır mı?
Çalışma hayatından çekilmeyi teşvik eder mi?
Bütçe yükü ekonomiyi zorlar mı?
Bu soruların cevabı olmadan atılacak adımlar, beklenen faydayı sağlamayabilir.
Orta Yol Mümkün mü?
Belki mesele “çalışan anne mi, ev hanımı mı?” sorusuyla değil;
“aileyi nasıl güçlendiririz?” sorusuyla ele alınmalı.
Önerilebilecek modeller arasında:
Çocuk sayısına bağlı prim desteği
Kısmi emeklilik sistemi
Ev içi emek için isteğe bağlı prim katkısının devletçe desteklenmesi
Gelir testine dayalı destek modeli
gibi ara formüller bulunuyor.
Bu yaklaşım, çalışan kadını cezalandırmadan; ev hanımını da görmezden gelmeden bir denge kurabilir.
Sonuç: Yeni Bir Sosyal Politika Dönemi
Türkiye demografik bir eşikten geçiyor. Nüfus yaşlanıyor, aile yapısı dönüşüyor. Böyle bir dönemde aile politikaları sadece ekonomik değil; stratejik bir mesele haline geliyor.
Ev hanımlarının sosyal güvence talebi, bir kesimin değil; geniş bir toplumsal tartışmanın yansımasıdır. Bu tartışma sağduyuyla, veriye dayalı ve kutuplaştırmadan yürütülmelidir.
Çünkü mesele kadınları karşı karşıya getirmek değil;
emeğin hakkını teslim etmek ve aileyi güçlendirmektir.
Tarık Barka: Bu Millet Çanakkale Ruhunu Asla Unutmaz
Nezir Karayün’den Ramazan Bayramı Mesajı
Asansör Güvenliği Hayat Kurtarır
Vergi Beyanında Yeni Dönem Başladı
Urgancı: Kadir Gecesi Rahmet ve Kardeşlik Gecesidir
EGAL Öğrencileri İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği İçin Saha Araştırması Yaptı
Leylek: Özgürlüğü Arayan Bir Ruhun Hikâyesi
Sultanbeyli'de Ali Emre Kaya Anısına Kütüphane Açıldı
TGGV Ankara'da Büyük Buluşma Düzenledi, İl Başkanlarına Mazbata Verildi
TGGV 2. Yılını Büyük Buluşmayla Kutladı, 81 İl Başkanı Mazbata Aldı
Başakşehir’de Gönül Buluşması: Balin Bahçekent’te
Araç Temizliğinde Yeni Adres: Lobi Garage
Emek Ve Dayanışma Aynı Sofrada Buluştu
Gençlerin Üniversite Yolculuğuna Büyük Destek
Gençler Afetlere Karşı Sahada Öğreniyor
Kadınların Gücü Hayatın Her Alanında Sahne Aldı
Kamu Kurumlarında Üst Düzey Atamalar Yapıldı
Malatya’da gençlik ve spor yatırımlarına büyük adım
Gambiya ile mutabakat zaptı imzalandı
Bıçkıdere Göleti’ne zarar veren yandı
Kırmızı bültenle aranan 16 şahıs Gürcistan’da
Süt ve süt ürünlerinde ne üretiyorlar?
Ordu OKSM'DE Ramazan'ın manevi ışıltısı
Bakan Tekin 12 Mart programına katıldı
Çelik Kartallara HGK-84 kitleri...
Sıkı para politikası sürdürülecek mi?
İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy unutulmadı
Bakan Kurum: COP31’i uygulama odaklı platforma dönüştüreceğiz
İzsiz’den Birlik Sofrasında Güçlü Mesaj...
Yükleniyor




