15923,99%2,07
44,06% 0,06
51,29% 0,03
7329,40% 0,74
11762,06% 0,00
Ankara Rumeli Platformu tarafından düzenlenen 2026 yılı iftar programı, Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. 9 Mart 2026 Pazartesi günü saat 18.55’te düzenlenen programa Rumeli ve Balkan kökenli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yoğun katılım gösterdi.
Programda yapılan konuşmalarda tarih bilinci, kültürel aidiyet, birlik ve dayanışma vurguları ön plana çıktı. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen buluşma, Rumeli camiasının ortak hafızasını ve kardeşlik bağlarını güçlendiren anlamlı bir toplantı olarak değerlendirildi.
Programın açılış konuşmasını yapan Ankara Rumeli Platformu Dönem Başkanı Ahmet Şerif Bayındır, Rumeli kimliğinin yalnızca geçmişe ait bir hatıra olmadığını, Anadolu ile Balkanlar arasında kurulan tarihsel bağın bugün de canlılığını koruduğunu ifade etti.
Bayındır konuşmasında, Rumeli muhacirlerinin tarih boyunca yalnızca göç eden topluluklar olmadığını, gittikleri her yerde yeniden hayat kurmayı başaran güçlü bir iradenin temsilcileri olduğunu dile getirdi.
Ankara’daki Balkan dernekleri ve vakıfları arasında daha güçlü bir dayanışma zemini oluşturulması gerektiğini belirten Bayındır, platformun resmi bir yapıdan ziyade gönüllü bir birliktelik olduğunu ifade ederek şu sözleri kullandı:
“Bu oluşum resmî bir teşkilat değildir. WhatsApp üzerinden başlayan bir birlikteliktir. Ancak bugün burada farklı kurumların aynı sofrada buluşması çok kıymetlidir. İnşallah bu iftarımız birlik ve beraberliğe güçlü bir zemin oluşturur.”
Bayındır ayrıca Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de anarak Ankara’nın kuruluş hafızasında Rumeli köklerinin önemli bir yer tuttuğunu dile getirdi.
Programda söz alan Balkan Vakfı Genel Başkanı Hıfzı Kuruşa, Balkanların yalnızca bir coğrafi bölge olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Kuruşa, Balkanların kültürün, edebiyatın, sanatın ve kardeşliğin taşıyıcısı olan büyük bir medeniyet alanı olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Balkanlar sadece bir coğrafyanın adı değildir. Balkanlar; dostluğun, kültürün ve kardeşliğin adıdır.”
Kuruşa konuşmasında Ramazan ayının dayanışma ruhuna da değinerek, birlik ve beraberliğin önemini vurguladı ve katılımcıların yaklaşan Kadir Gecesi ile Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.
İftar programında konuşan BİSAV Genel Başkanı Dr. Yüksel Özkale, Balkanların kendileri için yalnızca geçmişte kalan bir coğrafya olmadığını belirterek bu toprakların kültürel kimliklerinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Özkale, Balkanlardan Türkiye’ye gelen insanların yalnızca göç etmediğini aynı zamanda kültürel ve entelektüel birikimlerini de beraberlerinde getirdiklerini ifade ederek şöyle konuştu:
“Biz Balkanlardan buraya gelirken eğitimimizi ve kültürümüzü de getirdik. Balkan kökenli topluluklar Türkiye’nin kalkınmasına önemli katkılar sunmuştur.”
Programın dikkat çeken konuşmalarından birini de UTSAF Genel Başkanı Dr. Fariba Nazari yaptı.
Nazari, dünyanın birçok bölgesinde çatışmaların devam ettiğini hatırlatarak, insanlığı barışa götürecek yolun birlikten geçtiğini ifade etti.
Nazari konuşmasında Ramazan ayının taşıdığı anlamın yalnızca iftar sofralarında buluşmak olmadığını, aynı zamanda ortak bir vicdan ve barış dili üretmek olduğunu belirtti.
“Bugün dünyanın birçok yerinde savaş var. Ancak bir vahdet bizi barışa götürecektir.”
Nazari konuşmasını katılımcılara teşekkür ederek tamamladı.

Keçiören’de gerçekleştirilen iftar programı, yalnızca bir Ramazan buluşması olmanın ötesinde Rumeli ve Balkan topluluklarının ortak hafızasını ve kültürel bağlarını yeniden görünür kılan bir buluşma oldu.
Programda verilen mesajlar; birlik, beraberlik, kardeşlik, kültür ve barış kavramları etrafında birleşti.
Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen bu buluşma, Ankara’daki Rumeli ve Balkan camiasının ortak değerler etrafında kenetlendiği anlamlı bir organizasyon olarak kayda geçti.