16139,48%-2,69
43,96% 0,05
51,49% -0,88
7590,72% 2,09
12213,23% -2,50
Ortadoğu yeniden alev aldı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın geniş kapsamlı misillemeleriyle bölge fiilen bir savaş sahasına dönüştü.
İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesiyle birlikte dengeler sarsıldı. Ancak Tahran yönetimi hızlı bir şekilde Geçici Liderlik Konseyi’ni devreye alarak rejimin “başsız” kalmayacağı mesajını verdi. Bu, savaşın kısa sürede sonuçlanmayacağının ilk işareti.
Asıl soru şu:
Bu yangının ortasında Türkiye nerede duracak?
İran’ın misillemeleri sadece İsrail’le sınırlı kalmadı. Körfez hattı, Irak, Ürdün, hatta Kıbrıs çevresi bile risk altında. ABD üslerinin bulunduğu coğrafya fiilen hedef bölgeye dönmüş durumda.
Ancak dikkat çeken bir tablo var:
Türkiye şu ana kadar doğrudan hedef değil.
Ne İran’ın misilleme listesinde ön sırada,
ne de ABD-İsrail hattında aktif savaş ortağı.
Bu durum tesadüf mü?
Hayır.
Son yıllarda Ankara’nın dış politikası; sert çıkışlar kadar kontrollü geri çekilmeleri de içeren, çok katmanlı bir denge siyaseti üzerine kuruldu.
İran’la açık cepheye girilmedi.
İsrail’le kriz yaşansa da askeri angajman oluşmadı.
ABD ile stratejik gerilimler kontrollü tutuldu.
Körfez hattıyla ilişkiler normalleştirildi.
Bu denge siyaseti bugün meyvesini veriyor olabilir.
Türkiye şu anda savaşın merkezinde değil; çevresinde.
Ancak tablo tamamen güvenli değil.
İran üzerindeki baskı artarsa, misilleme hattı genişleyebilir.
ABD üslerinin bulunduğu bölgelerde zincirleme gerilim oluşabilir.
Enerji hatları ve ticaret yolları hedef haline gelebilir.
NATO dengeleri Türkiye’yi zor tercihlere itebilir.
Türkiye’nin coğrafi konumu avantaj olduğu kadar kırılganlık da barındırıyor.
Diplomatik trafik yoğun.
Arabuluculuk mesajları
Ateşkes çağrıları
Temas kanallarının açık tutulması
Savunma tedbirlerinin sessizce artırılması
Türkiye’nin önceliği net görünüyor:
“Gemiyi buzdağına çarptırmamak.”
Bu ifade bir metafor değil; mevcut stratejinin özeti.
Türkiye savaşın dışında kalabilir mi?
Eğer çatışma İran-İsrail hattında kontrollü kalırsa: Evet.
Ancak savaş vekâlet aşamasını geçip doğrudan bölgesel bloklaşmaya dönüşürse, Türkiye'nin tamamen dışında kalması zorlaşır.
Şu an için Ankara’nın politikası işe yarıyor gibi görünüyor.
Ama Ortadoğu’da hiçbir denge kalıcı değildir.
Türkiye şu anda ateş çemberinin merkezinde değil, çevresinde duruyor.
Bu, tesadüf değil; hesaplı bir dış politika sonucu.
Ancak bölgedeki savaş uzarsa, denklemler değişebilir.
Türkiye’nin gerçek sınavı, savaşın büyümesi halinde başlayacak.